Rüya Çağla - BİR MUCİZE OLSUN

Bir yıl daha bitti.

Kâh içinden kanırta kanırta, kâh yanından sessiz sakin...
Bir yıl daha geçti, eksildi ömründen.
O geçerken sen durdun mu?
Sen de geçtin, sen de! Geçip gittiniz birbirinizden.
Ayak sesleriniz uzaklaşıyor yavaştan...
Duyuyorsun.
 
Biten için göbekler atıp yenisini 10'dan geriye sayarak karşılamayalı hayli zaman oldu.
Kılın kıpırdamıyor senelerdir, ne gidene ne gelene.
Boşvermişlik değil bu, hayatı neresinden kavrayacağını iyice öğrenmenin sükûneti. 
Gece yarısı saat 12.00'yi vurunca yeniden başlıyormuş gibi davranmak komik geliyor sana artık.
Mış gibi yapmak üzerine dar, giyinemiyorsun.
Giden gidiyor, gelen geliyor. Hayat kaldığı yerden devam ediyor...
Biliyorsun.
 
İnsan tekâmül ettikçe anlamlar da değişiyor hâliyle. 
Kurgusuz, sahici sevinçlere daha bir dönüyorsun yüzünü. Yapay coşkulardan sıyrılıveriyorsun.
Kafan da kaldırmaz oluyor zaten...
Anlıyorsun.
 
Bazen dostlarla buluşuyorsun, özenle hazırlanmış bir sofrada...
Bazen kalabalıklara karışarak, ışıltılı caddelerde...
Bazen aile boyu, çoluk çocuk...
Bazen ille de kendinle. O zaman kırıp dizini oturuyorsun.
Bir başına olmayı ayrı bir seviyorsun aslında yılbaşı gecelerinde.
Her zaman mümkün olmasa bile...
İstiyorsun.
 
Öyle hesap-kitap, muhasebe de yapmıyorsun. 
Gönül kırmamışsan, için rahatsa... 
Arkandan kimseyi konuşturmamışsan daha neyin muhasebesini yapacaksın?
Hele gönül de koymamışsan kimseye, çizgi çekmemişsen hiç bir adın üzerine...
Az çok kızmış olsan da birşeylere, biriktirmiyorsun.
Boş işler bunlar zaten, boş!
Unutuyorsun.
 
Plânlardan vazgeçmişsin çoktan...
Bazı şeylerin plân dahilinde yürümeyebileceğini tecrübe ile sabitlemişsin şükür.
Olacak-bitecek her neyse, kendi dinamizmi ya da yeknesaklığında seyrederken müdahale etmenin çoğu kez bir işe yaramayacağını...
Ve akışa bırakmanın en iyi çözüm olduğunu da...
Görüyorsun.
 
Değişmeyen tek şey var: Umut!
En katışıksız, en ham haliyle içinde yaşayan bir organizma gibi. 
Senden beslenen, aynı zamanda bağımsız...  
Hiç eksilmiyor.
İsterse çekip gidebilir, gitmiyor... 
Orada duruyor hep. 
Hissediyorsun.
 
Kalbinin her vuruşunda naifçe fısıldıyor... 
Kavgalardan, kaoslardan, savaşlardan, ölümlerden yorgun... 
Ve yılgın bir dünyanın gerçek yaşam öncüllerini.
Barış...
Huzur...
Barış...
Huzur...
Barış... 

Bir mucize...
Bir mucize olsun.  
Olsun be, artık olsun!  

Diliyorsun.

 
RÜYA ÇAĞLA
Aralık 2016

Yorumlar: (0)

henüz yorum yok